Kaliteli malzeme ve doğru tekniklerle pişirilmiş bir yemek çoğunlukla lezzetlidir de... Ancak lezzetli yemekte fark yaratmak için yaratıcılık ve cesaret gerekiyor. Mesela bir fiske her zamankinden farklı baharat lezzetli köftenizi özel bir boyuta taşırken, birkaç fırt limon kabuğu rendesi tatlınızı bambaşka yapabiliyor. Ya da yanyana düşünemediğiniz iki gıda tencerede buluşunca ortaya muazzam bir tat çıkabiliyor. Ama işin yaratıcı kısmına geçmeden önce yemeklerin klasik hallerini hakkını vererek denemeli önce.
Fırında Makarna da bu klasik lezzetlerden biri. Damak zevkinize göre hazırlayacağınız malzemelerle çok zengin ve her biri birbirinden farklı Fırında Makarnalar hazırlamak mümkün. Ama Fırında Makarna en klasik sade haliyle bile çok güzel.
FIRINDA MAKARNA
12 DİLİM
Yarım paket fırın makarna
2 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı un
2,5 su bardağı süt
1 su bardağı kaşar peyniri (rendelenmiş)
Muskat
Tuz, karabiber (arzu edilen miktarda)
* Makarnayı tuzlu bol kaynar suda haşlayıp, süzün.
* Tereyağını eritip, unu ekleyin ve unun kokusu çıkana kadar kavurun.
* Tencereyi ateşten alıp, sürekli karıştırarak, yavaş yavaş sütü ekleyin. Tencereyi tekrar ateşe koyun.
* Tuz, karabiber ve muskat rendesi ekleyip, göz göz kaynayana kadar karıştırarak pişirin.
* Derin bir kapta haşlanmış makarnayla sosu iyice karıştırıp, bir fırın kabına yayın.
* Üzerine kaşar peynirlerini serpip, önceden ısıtılmış 200 derece fırında, üzeri kızarana kadar, yaklaşık 25 dakika pişirin.
* Fırından çıkardıktan sonra ılınıncaya kadar dinlendirip, dilimleyin.
Not: Beşamel sosun içinde kara kara görünmesini istemezseniz, karabiber yerine akbiber de kullanabilirsiniz.
Not: Makarnanızı eşit dilimleyebilmek için kare veya dikdörtgen bir fırın kabı tercih edebilirsiniz.
makarna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makarna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Temmuz 2017 Salı
7 Mart 2017 Salı
Biz de Cannelloni isteriz
Bahar demek temizlik demek! Ama öyle dipköşe ev temizliği değil kastım. Ona da geliyor tabii sıra ama benim için son sırada...
Kastım, fazlalıklardan kurtulmak. Mesela önce sanal temizlikle başlıyorum işe. Vakti zamanında güzel bir paylaşımı için takip etmeye başladığım ama genelde pek de ilgili çekmeyen instagram hesaplarını takibi bırakıyorum. Hasbelkader Facebook arkadaşım olmuş kişileri arkadaşlıktan çıkarıyorum. Posta kutumdaki fazla mailleri siliyorum. Sadece bir kez zorunlu olarak e-posta gönderdiğim için listeme kaydolmuş adreslerden kurtuluyorum...
Sonra çekmecelere, dolaplara geliyor sıra: Giymediğim kıyafetleri veriyorum, eskimiş çamaşır-çorapları atıyorum, eski dergilerimi ilgisini çekeceğini düşündüğüm kişilere veriyorum...
Ve tabii asıl önemli aşama buzdolabının derindondurucu kısmı ile kiler. Mart'la birlikte "bugün ne pişirsem?" cevabının sorusu bu iki yerde. Kışdan hazırlayıp dondurduğum tüm yiyecekleri pişiriyorum mesela. Bezelyelerin, barbunyaların, enginarın son paketleri, közlenmiş kırmızı biberler... Büyük market alışverişlerinde depolanan soslar, açıkhava çarşılarından alınan baklagiller, uzak seyahatlerden dönüşte bavula sıkıştırılan lezzetler...
Dün bize akşam yemeği olan Cannelloni de bu temizliğin bi sonucu. Atina'da bavuluma girip, eve geldikten sonra bugüne kadar kilerin en alt çekmecesinde, arkada kalarak saklanmayı başaran 2 paket Barilla Cannelloni'yi bulunca, akşam yemeği de otomatik olarak belli oldu. Niyetim, tam da kutusunun üzerindeki fotoğrafta olduğu gibi ıspanaklı-peynirli içle hazırlamaktı ama kızım kıymalı diye ısrar edince, onu kırmayıp, ilk paketi öyle hazırladım.
Cannelloni kocaman boru şeklindeki makarna. Aslında pişirince lazanyadan -hem tat hem de görünüş olarak- pek bir farkı olmuyor. Ama yine de "keşke bizim marketlerde bulunsa" diye içimden geçmiyor değil tabii... Duy sesimi Barilla!
KIYMALI CANNELLONI
8-10 KİŞİLİK
1 paket Barilla Cannelloni
Yarım kg dana kıyma
1 büyük boy soğan (yemeklik doğranmış)
2 diş sarımsak (ince doğranmış)
1 kaşık zeytinyağı
1 kaşık domates salçası
Yarım kavanoz domates püresi (ben yazın hazırladığım domates konservelerinden kullandım)
1 adet defne yaprağı
Taze kaşar (rendelenmiş)
Tuz, kırmızı biber (arzu edilen miktarda)
Beşamel sos için
2 kaşık tereyağı
2 kaşık un
2 su bardağı süt (oda sıcaklığında)
* Zeytinyağını ısıtıp, soğanları ve sarımsakları ekleyin. Orta ateşte ve karıştırarak, soğanlar yumuşayıncaya kadar, birkaç dakika kavurun.
* Ateşi kısıp, kıymayı ekleyin. Kıymayı kaşığın tersiyle ezerek ve karıştırarak, suyunu salıp, çekinceye kadar kavurun.
* Domates salçasını ekleyip, karıştırarak birkaç dakika daha kavurun. Tuz ve karabiber ekleyin.
* Ateşi açıp, domates püresini ve defne yaprağını ekleyin. Kaynamaya başlayınca ateşi kısıp, tavaya kapak kapatın. 5-10 dak. kaynatıp, altını kapatın ve soğumaya bırakın.
* Kıyma soğuyunca makarnaların içini doldurun.
* Beşamel sos için tereyağını orta ateşte eritin. Unu ekleyip, tamamen köpüp köpük olup, unun kokusu çıkana kadar birkaç dakika kavurun.
* Ateşi kısın. Kaşık veya çırpıcıyla sürekli karıştırarak, topaklanmamasına dikkat ederek, yavaş yavaş sütü ekleyin. Kaynamaya başladıktan sonra da sürekli karıştırmaya devam ederek birkaç dakika daha ısıtın ve altını kapatın.
* Dikdörtgen veya kare bir fırın kabının dibine bir-iki kaşık beşamel sos koyup yayın. İçini doldurduğunuz makarnaları aralarında boşluk kalmayacak şekilde dizin. Kalan beşamel sosu üzerlerine döküp, her taraflarına gelecek şekilde yayın.
* Önceden ısıtılmış 190 0C fırında, üstü kızarana kadar pişirin.
* Kaşar rendesine arzu ettiğiniz miktarda pul biber ekleyip, karıştırın. Üstü kızaman Cannelloni'yi fırından çıkarıp, üstüne kaşar peynirini serpin ve tekrar fırına yerleştirin.
* Kaşarlar eriyip, kızarıncaya kadar, yaklaşık 10 dak. daha fırında tutun.
* Fırından çıkardıktan sonra en az 5 dakika dinlendirin. Dilimleyerek sıcak servis yapın.
Kastım, fazlalıklardan kurtulmak. Mesela önce sanal temizlikle başlıyorum işe. Vakti zamanında güzel bir paylaşımı için takip etmeye başladığım ama genelde pek de ilgili çekmeyen instagram hesaplarını takibi bırakıyorum. Hasbelkader Facebook arkadaşım olmuş kişileri arkadaşlıktan çıkarıyorum. Posta kutumdaki fazla mailleri siliyorum. Sadece bir kez zorunlu olarak e-posta gönderdiğim için listeme kaydolmuş adreslerden kurtuluyorum...
Sonra çekmecelere, dolaplara geliyor sıra: Giymediğim kıyafetleri veriyorum, eskimiş çamaşır-çorapları atıyorum, eski dergilerimi ilgisini çekeceğini düşündüğüm kişilere veriyorum...
Ve tabii asıl önemli aşama buzdolabının derindondurucu kısmı ile kiler. Mart'la birlikte "bugün ne pişirsem?" cevabının sorusu bu iki yerde. Kışdan hazırlayıp dondurduğum tüm yiyecekleri pişiriyorum mesela. Bezelyelerin, barbunyaların, enginarın son paketleri, közlenmiş kırmızı biberler... Büyük market alışverişlerinde depolanan soslar, açıkhava çarşılarından alınan baklagiller, uzak seyahatlerden dönüşte bavula sıkıştırılan lezzetler...
Dün bize akşam yemeği olan Cannelloni de bu temizliğin bi sonucu. Atina'da bavuluma girip, eve geldikten sonra bugüne kadar kilerin en alt çekmecesinde, arkada kalarak saklanmayı başaran 2 paket Barilla Cannelloni'yi bulunca, akşam yemeği de otomatik olarak belli oldu. Niyetim, tam da kutusunun üzerindeki fotoğrafta olduğu gibi ıspanaklı-peynirli içle hazırlamaktı ama kızım kıymalı diye ısrar edince, onu kırmayıp, ilk paketi öyle hazırladım.
Cannelloni kocaman boru şeklindeki makarna. Aslında pişirince lazanyadan -hem tat hem de görünüş olarak- pek bir farkı olmuyor. Ama yine de "keşke bizim marketlerde bulunsa" diye içimden geçmiyor değil tabii... Duy sesimi Barilla!
KIYMALI CANNELLONI
8-10 KİŞİLİK
1 paket Barilla Cannelloni
Yarım kg dana kıyma
1 büyük boy soğan (yemeklik doğranmış)
2 diş sarımsak (ince doğranmış)
1 kaşık zeytinyağı
1 kaşık domates salçası
Yarım kavanoz domates püresi (ben yazın hazırladığım domates konservelerinden kullandım)
1 adet defne yaprağı
Taze kaşar (rendelenmiş)
Tuz, kırmızı biber (arzu edilen miktarda)
Beşamel sos için
2 kaşık tereyağı
2 kaşık un
2 su bardağı süt (oda sıcaklığında)
* Zeytinyağını ısıtıp, soğanları ve sarımsakları ekleyin. Orta ateşte ve karıştırarak, soğanlar yumuşayıncaya kadar, birkaç dakika kavurun.
* Ateşi kısıp, kıymayı ekleyin. Kıymayı kaşığın tersiyle ezerek ve karıştırarak, suyunu salıp, çekinceye kadar kavurun.
* Domates salçasını ekleyip, karıştırarak birkaç dakika daha kavurun. Tuz ve karabiber ekleyin.
* Ateşi açıp, domates püresini ve defne yaprağını ekleyin. Kaynamaya başlayınca ateşi kısıp, tavaya kapak kapatın. 5-10 dak. kaynatıp, altını kapatın ve soğumaya bırakın.
* Kıyma soğuyunca makarnaların içini doldurun.
* Beşamel sos için tereyağını orta ateşte eritin. Unu ekleyip, tamamen köpüp köpük olup, unun kokusu çıkana kadar birkaç dakika kavurun.
* Ateşi kısın. Kaşık veya çırpıcıyla sürekli karıştırarak, topaklanmamasına dikkat ederek, yavaş yavaş sütü ekleyin. Kaynamaya başladıktan sonra da sürekli karıştırmaya devam ederek birkaç dakika daha ısıtın ve altını kapatın.
* Dikdörtgen veya kare bir fırın kabının dibine bir-iki kaşık beşamel sos koyup yayın. İçini doldurduğunuz makarnaları aralarında boşluk kalmayacak şekilde dizin. Kalan beşamel sosu üzerlerine döküp, her taraflarına gelecek şekilde yayın.
* Önceden ısıtılmış 190 0C fırında, üstü kızarana kadar pişirin.
* Kaşar rendesine arzu ettiğiniz miktarda pul biber ekleyip, karıştırın. Üstü kızaman Cannelloni'yi fırından çıkarıp, üstüne kaşar peynirini serpin ve tekrar fırına yerleştirin.
* Kaşarlar eriyip, kızarıncaya kadar, yaklaşık 10 dak. daha fırında tutun.
* Fırından çıkardıktan sonra en az 5 dakika dinlendirin. Dilimleyerek sıcak servis yapın.
16 Temmuz 2014 Çarşamba
Bolu'nun Keş'i
İlk defa yaklaşık 15 yıl kadar önce yedim ben Keşli Makarna'yı. Ankara'da yaşayan, aslen Bolu'lu bir arkadaşımızın evinde. Bir makarna ve peynir-yoğurt tutkunu olarak, tabağımı nasıl nefessiz silip süpürdüğümü hatırlıyorum. Tadı hala damağımda! Sonrasında dışarıda birkaç lokantada, Bolu'lu başka bir arkadaşımın evinde ve kendi soframda da yedim ama ı ıhhh... O ilkinin tadı bi başkaydı; belki de ilk olduğundan?
İşte damağımda kalan o tatla, bulduğum her yerden ama özellikle İstanbul-Ankara arası yapılan yolculuklarda, yörsel ürünlerin satıldığı yerlerden birkaç parça keş alırım. Yeri gelmişken "keş"in ne olduğunu da anlatayım. Keş, aslında kurutulmuş yoğurt. Yoğurdu önce tülbentte iyice süzüyorlar, ardından ağırca bir taş altında bekletip, kalan suyunun da çıkmasını sağlıyorlar. Uzun ömürlü olması için bolca tuz ekleyip, elle şekil vererek kuruttuklarında, ortaya peynire benzeyen, sabun kalıbı şeklindeki keşler çıkıyor.
Bolu'da keşle en çok erişte pişiriliyor. Pişiriliş şekli benim makarna ile yaptığımla aynı. Ben de evde erişte olduğunda eriştelisini yapıyorum ama kavanozdaki son erişteleri Yoğurtlu Erişte Salatası'nda kullanınca, bu kez makarnalısını yaptım.
Keşli Makarna
4 kişilik
500 gr makarna (veya ev yapımı erişte)
200 gr ceviz (ince kıyılmış)
200 gr keş (orta kalınlıkta rendelenmiş)
100 gr tereyağı
* Makarnayı bol suda haşlayıp, süzün (Keş zaten bolca tuzlu olduğu için ben haşlama suyuna tuz koymuyorum)
* Süzdüğünüz makarnanın yarısını genişçe bir kaba alın. Üstüne ceviz ve keş'in yarısını serpin.
* Üstlerine kalan makarnayı da yayın.
* Tereyağını orta ateşte eritip, kalan keşi ve cevizi ekleyin. Orta ateşte ve karıştırarak, keşler kızarıncaya kadar birkaç dakika kavurun.
* Keşli terayağını servis kabındaki makarnanın üstüne gezdirin ve servis yapın.
Not: Damak tadınıza göre malzeme miktarlarını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


