çorba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çorba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2016 Perşembe

Olmazsa olmazı çorba olanlar

Akşam sofrasına "ne çorbası var?" diye sorarak oturan bir babanın kızıyım ben. İşte bu nedenle, akşam yemeği için çorbasını pişirdi mi, sanki omuzlarından yük kalkar annemin. Çünkü bilir ki, sofrada çeşit çeşit yemek olsa da, eğer çorba yoksa, pek de mutlu olmaz babam.

Annemden miras bu alışkanlık, bende de devam ediyor. Özellikle akşam yemekleri için yaz demez, kış demez ilk iş çorba tenceresini koyarım ocağın üstüne. Üstelik son üç yıldır, çorbalar bizim evde çok daha önemli. Çünkü öğlenleri yemek için okuldan eve gelen kızımın yemeği, bir tabak çorba.

Tarhana, yayla, şehriye ve sebze çorbası gibi klasikler bizde de olmazsa olmazlar arasında tabii. Ama tıpkı diğer yemeklerde olduğu gibi, çorbada da yeni tarifler denemeyi seviyorum. Bazen de evdekilerin damak zevkine göre kendi çorbamı uyduruyorum.

Son "yeni çorba" denememi Arda Akdiş imzalı Zayıflatan Tarifler kitabından yaptım. Glisemik indeksi düşük 150 yemek tarifinin toplandığı bu kitapta, çorbalar için ayrı bir bölüm var. Bölümün üçüncü tarifi de, benim bu kitaptan ilk denemem olan Sıkıcık Çorbası.

Bu tarifi ilk denemenin ardından, kendime önemli notum: "köfteleri daha küçük yapmalısın!" Deneyeceklere baştan söyleyeyim, siz de benim gibi sıkılıp, köfteleri sakın büyük yapmayın. Çünkü piştiklerinde biraz daha büyüyorlar...


SIKICIK ÇORBASI

1 su bardağı ince bulgur
1 çay bardağı tarhana
7 su bardağı su
1 adet orta boy soğan
2 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yumurta
1 yemek kaşığı kuru nane
Tuz, karabiber

*Bulguru bir kaba alıp, üzerine 1 bardak sıcak su ekleyin ve üzerini kapatın.

*Bulgur suyu çektikten sonra tarhana, yumurta, tuz, karabiber ve naneyi ekleyip, iyice yoğurun. Misket büyüklüğünde köfteler hazırlayın.

*Soğanı rendeleyin. Zeytinyağını bir tencereye koyun. Soğanlar ve salçayı ekleyip, orta ateşte ve karıştırarak birkaç dakika kavurun. Suyu ilave edin.

*Kaynamaya başladığında köfteleri ekleyin. Ateş kısıp, 10 dakika pişirin.

*Kaselere paylaştırıp, sıcak servis yapın.

Not 1: Orijinal tarifte esmer bulgur ve ev tarhanası öneriliyor.

Not 2: 1 yemek kaşığı kuru nane bizim için biraz fazla geldi. Nane miktarını, damak zevkinize göre ayarlayabilirsiniz.

24 Eylül 2014 Çarşamba

Bizim evin favori çorbası Yayla

Tam bir "çorbacı aile"yiz biz. İlkbahar, sonbahar ve kış aylarında, hemen hemen her gün çorba vardır soframızda. Hatta yazın bile, midemiz "çorba istiyorum" sinyali verince içeriz. Okullarla birlikte evde "okul düzeni" başlayınca, öğlen yemek için eve gelen Zeyno'nun yediği şey de genelde çorba olur.

Evet, zaman zaman yeni çorba tarifleri denerim ama hepimizin severek içtiği klasik çorbalarımız var: Tarhana, Yayla, Mercimek ve genelde pazar alışverişi yaptığım gün pişen Sebze.

Bugün öğlen de mis gibi Yayla Çorbası koktu ev. Hepimiz özlemişiz ki, birer tabak kesmedi, ikincileri de aldık. Yaşasın klasik çorbalar!


Yayla Çorbası
4 kişilik

1 kase (6-8 kaşık) yoğurt
2 çorba kaşığı un
1,5 litre su
1 çay bardağı pirinç
2 yemek kaşığı tereyağı
kuru nane
tuz

* Yoğurdu ve unu, azar azar su ekleyerek, pütürsüz olana kadar, tel çırpıcıyla iyice çırpın.

* Çırptığınız yoğurdu tencereye alıp, kalan malzemeleri ekleyin.

* Orta ateşte ve sürekli karıştırarak, kaynayıncaya kadar pişirin.

* Tencerenin kapağını kapatıp, pirinçler hafif şişene kadar, yaklaşık 15 dak. dinlendirin. Sıcak servis yapın.



23 Temmuz 2014 Çarşamba

Kabak Çorbası... Ve daha fazlası

Bazı tariflerim var benim; özü aynı olan ama şekilden şekile girebilen. İşte aşağıda tarifini verdiğim Kabak Çorbası da bunlardan biri. Bu çorbayı, mevsime uygun olarak, aynı yöntemle havuç, kereviz, patates, brokoli ile de pişirebilirsiniz. Ben yapıyorum, şahane oluyor!

Ailece çorbacıyız biz. Kışın mutlaka her gün, yazın da midemiz her "çorba istiyorum" sinyali verdiğinde bizim mutfakta çorba pişer. Dün öğleden sonra aklıma düşen "bugün ne pişirsem?" sorusuna cevap dolaptaki 2 kabaktan geldi. Ve midemiz uzun zamandır yapmadığım Kabak Çorbası ile şenlendi.


Kabak Çorbası
4 kişilik

2 adet kabak (soyulmuş, iri küp şeklinde doğranmış)
3 kaşık tereyağı
1,5 kaşık un
1 su bardağı süt
3-4 sap dereotu (ayıklanmış, ince kıyılmış)
tuz, taze çekilmiş karabiber

* Kabakları tencereye alıp, üzerine 2 parmak çıkıncaya kadar su ekleyin. Tencereyi orta ateşe alıp, kapağını aralık kapatın. Kabakları yumuşayıncaya kadar, yaklaşık 15 dakika haşlayın.

* Haşlanan kabakları el blendırı yardımıyla, haşlanan suyunun içinde iyice ezin.

* Ayrı bir tencerede yağı eritip, unu ekleyin ve orta ateşte, unun kokusu çıkıncaya kadar, yaklaşık 5 dak. kavurun.

* Tencereyi ateşten alın. Karıştırmaya devam ederek, yavaş yavaş sütü akıtın.

* Tencereyi tekrar ateşe koyun. Karıştırmaya devam ederek ezdiğiniz kabakları ekleyin. (bu aşamada süt ve su kullanarak, çorbanızı istediğiniz kıvama getirebilirsiniz.)

* Eğer çorbanızda topaklar kaldıysa tekrar blendırdan geçirin veya süzün.

*  Tuz ve dereotu ekleyip, ısıtın. Arzu ederseniz karabiber ekleyerek sıcak servis yapın.

Not: Ben köyden gelen ve "erinmiş yağ" adı verilen tereyağını kullanıyorum. Erinmiş yağ, ısıtılarak köpüğü ve tortusu ayrılmış tereyağı demek. Bu yağ, kabak çorbasında kullandığım şekliyle kullanıldığında, çorbalara krema tadı veriyor. Bu çorbayı içip, bana tarifini soran herkesin "ne kadar krema koydun?" diye sorbasının nedeni de bu :))