Tam da, ben "şekersiz tarifler" arayışı içindeyken döndü annem Umre'den. Tabii bol bol hurmayla birlikte. Her ne kadar hurma görür görmez kalbimden Jamie Oliver'in tarifiyle içi badem ezmesi dolu, çikolata kaplı hurmalar geçse de, ben kalbimin aklımın sesini dinleyip, Şekersiz Hurmalı Kurabiye'yi denedim. Bu tarif evdekilerin olurunu aldı, sıra arkadaşlara denetmekte...
Şekersiz Hurmalı Kurabiye
20 - 22 Adet
20 adet kuru hurma
1 yumurta
30 gr fındık (rondodan geçirilmiş)
60 gr tereyağı (eritilmiş)
1 çay kaşığı karbonat
150 gr un
150 gr tam buğday unu (yerine yine beyaz un kullanabilirsiniz)
* Hurmaları küçük bir tencereye alıp, üzerlerine çıkacak kadar temiz su ekleyin. Orta ateşte, hurmalar iyice yumuşayana kadar, 4-5 dakika haşlayın.
* Haşlanan hurmaların (varsa) kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkarın ve haşlama suyundan 3-4 kaşık ekleyerek rondodan geçirin. (püre kıvamı elde etmelisiniz)
* Yumurtayı bir kaseye kırın. Hazırladığınız hurma püresini ve diğer malzemelerin tümünü ekleyerek yoğurun. (Kulak memesi kıvamında bir hamur elde etmiş olmalısınız. Eğer hamurunuzun cıvık olduğunu düşünüyorsanız biraz daha un, katı olduğunu düşünüyorsanız haşladığınız hurmaların suyundan ekleyebilirsiniz.)
* Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, eşit aralıklarla fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 175 derecede fırında, 12 dakika pişirin.
16 Haziran 2015 Salı
21 Şubat 2015 Cumartesi
Portakallı Topkek
12'li muffin kalıbı almak uzun zamandır aklımdaydı. Tatildeki İstanbul ziyaretinde, bunu da bahane edip, soluğu Eminönü'nde aldım. Klasik Eminönü durağım Nüans'a girdim ve bir ota boy tart kalıbı, 6 tane küçük boy tart kalıbı, 12'li muffin kabı ve kek kağıtlarıyla çıktım dışarı.
Eve dönüşte, bu kalıpla ilk deneme için aklımdaki tabii ki bol çikolatalı bir topkekti. Ama evin küçük gurmesi seçimini portakaldan yana kullanınca, bir orta yol bulup, Kekevi'nin Damla Çikolatalı Portakallı Topkek'ini yapmaya karar verdik ve girdik birlikte mutfağa...
4 tanesi komşu tabağına, 2 tanesi ertesi günün beslenmesine ayrıldıktan sonra 2'şer tane de akşam çayının yanında biz yiyince, piştikten birkaç saat sonra topkeklerden eser kalmadı. Sanırım bir de 18'lisini bulup almalıyım...
Damla Çikolatalı Portakallı Topkek
12 Tane
2 adet yumurta (oda sıcaklığında)
3/4 su bardağı tozşeker
1/2 su bardağı zeytinyağı
1 adet portakal (kabuğu rendelenmiş, suyu sıkılmış)
Süt (portakal suyunun üstünü 1 su bardağına tamamlayacak kadar)
2,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1/2 su bardağı damla çikolata
* Tozşekeri ve yumurtaları, krema haline gelene kadar, yaklaşık 2-3 dakika mikserle çırpın.
* Portakal kabuğu rendesini ekleyin.
* Çırpmaya devam ederken, zeytinyağı ile portakal suyu+süt karışımını ilave edin.
* Un, kabartma tozu ve vanilyayı, eleyerek karışıma ekleyin ve malzemeler karışına kadar hafifçe çırpın.
* Damla çikolatalı ekleyip, bir kaşık yardımıyla karıştırın.
* Hamuru, tercihen topkek kağıdı koyduğunuz 12'li muffin kalıbına paylaştırın.
* Önceden ısıtılmış 170 derece fırında, ortasına batırdığınız kürdan temiz çıkıncaya kadar, yaklaşık 35 dakika pişirin.
Not: Arzu ederseniz, damla çikolatayla birlikte iri çekilmiş ceviz veya fındık da ekleyebilirsiniz.
Eve dönüşte, bu kalıpla ilk deneme için aklımdaki tabii ki bol çikolatalı bir topkekti. Ama evin küçük gurmesi seçimini portakaldan yana kullanınca, bir orta yol bulup, Kekevi'nin Damla Çikolatalı Portakallı Topkek'ini yapmaya karar verdik ve girdik birlikte mutfağa...
4 tanesi komşu tabağına, 2 tanesi ertesi günün beslenmesine ayrıldıktan sonra 2'şer tane de akşam çayının yanında biz yiyince, piştikten birkaç saat sonra topkeklerden eser kalmadı. Sanırım bir de 18'lisini bulup almalıyım...
Damla Çikolatalı Portakallı Topkek
12 Tane
2 adet yumurta (oda sıcaklığında)
3/4 su bardağı tozşeker
1/2 su bardağı zeytinyağı
1 adet portakal (kabuğu rendelenmiş, suyu sıkılmış)
Süt (portakal suyunun üstünü 1 su bardağına tamamlayacak kadar)
2,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1/2 su bardağı damla çikolata
* Tozşekeri ve yumurtaları, krema haline gelene kadar, yaklaşık 2-3 dakika mikserle çırpın.
* Portakal kabuğu rendesini ekleyin.
* Çırpmaya devam ederken, zeytinyağı ile portakal suyu+süt karışımını ilave edin.
* Un, kabartma tozu ve vanilyayı, eleyerek karışıma ekleyin ve malzemeler karışına kadar hafifçe çırpın.
* Damla çikolatalı ekleyip, bir kaşık yardımıyla karıştırın.
* Hamuru, tercihen topkek kağıdı koyduğunuz 12'li muffin kalıbına paylaştırın.
* Önceden ısıtılmış 170 derece fırında, ortasına batırdığınız kürdan temiz çıkıncaya kadar, yaklaşık 35 dakika pişirin.
Not: Arzu ederseniz, damla çikolatayla birlikte iri çekilmiş ceviz veya fındık da ekleyebilirsiniz.
15 Şubat 2015 Pazar
Unsuz Çikolatalı Kurabiye
Lezzetli bir kurabiyenin 3 ana malzemesi nedir? Un, yağ ve şeker... Zevkinize göre bu üç malzemeye çikolata ekleyebilirsiniz, kuru meyve ekleyebilirsiniz... Şekli de yine sizin hayal gücünüze kalmıştır.
Ama bu kurabiyede, bu üç ana malzemeden ikisi yok. Çünkü bu kurabiye unsuz ve yağsız.
Bol Çikolatalı Kurabiye hem bizim evin hem de komşuların favorisi olunca, deneyeceğim kurabiyeler için önceliği yine çikolatalılara verdim. Aradım, taradım ve Arda'nın Unsuz Çikolatalı Kurabiye'sinde karar kıldım. Önce tarifi okudum, ardından tarifin altına bırakılan yorumları. Kimileri "muhteşem oldu" deyip, teşekkür ediyordu... kimileri ise "olmadı, tepsiye yayıldı" yazmıştı. Bu tepsiye yayılma vakaları gözümü biraz korkuttu ama yine de vazgeçmeyip, denedim. Benim sonuç da harika oldu.
Yine de, orijinal tarifin altına yorum bırakan birkaç kişinin de önerdiği gibi, bence de eğer çok tatlı istemezseniz, aşağıdaki pudra şeker miktarını biraz azaltabilirsiniz.
Unsuz Çikolatalı Kurabiye
22-24 Tane
2 su bardağı damla çikolata (bitter)
3 adet yumurta beyazı
1,5 su bardağı pudra şekeri + üzeri için 1 su bardağı daha
1 su bardağı kakao
1 yemek kaşığı nişasta
1 tutam tuz
* 1 su bardağı bitter çikolatayı benmari usulü eritip, soğuması için kenara bırakın.
* Yumurta aklarına bir tutam tuz ekleyip, iyice köpürene kadar, yaklaşık 2-3 dakika çırpın.
* Pudra şekerini ekleyip, çırpmaya devam edin.
* Kakao ve nişastayı eleyerek ekleyin. Erittiğiniz çikolatayı de ekleyip, karışım homojenize olana kadar çırpın.
* Kalan damla çikolataları ekleyip, bir kaşık yardımıyla karıştırın.
* 1 su bardağı pudra şekerini çukur bir tabağa alın. Hazırladığınız karışından, bir tatlı kaşığı yardımıyla parçalar alıp, bir başka kaşık yardımıyla tabaktaki pudra şekerine koyun. Tabağı sallayarak pudra şekeriyle kaplayın. Elinize alıp, hafifçe yuvarlayarak tepsiye dizin. Kurabiye hamuru bitene kadar aynı işleme devam edin.
* Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, 10-12 dakika pişirin.
* Tepsiyi fırından çıkarıp, soğuyuncaya kadar dinlendirin.
Ama bu kurabiyede, bu üç ana malzemeden ikisi yok. Çünkü bu kurabiye unsuz ve yağsız.
Bol Çikolatalı Kurabiye hem bizim evin hem de komşuların favorisi olunca, deneyeceğim kurabiyeler için önceliği yine çikolatalılara verdim. Aradım, taradım ve Arda'nın Unsuz Çikolatalı Kurabiye'sinde karar kıldım. Önce tarifi okudum, ardından tarifin altına bırakılan yorumları. Kimileri "muhteşem oldu" deyip, teşekkür ediyordu... kimileri ise "olmadı, tepsiye yayıldı" yazmıştı. Bu tepsiye yayılma vakaları gözümü biraz korkuttu ama yine de vazgeçmeyip, denedim. Benim sonuç da harika oldu.
Yine de, orijinal tarifin altına yorum bırakan birkaç kişinin de önerdiği gibi, bence de eğer çok tatlı istemezseniz, aşağıdaki pudra şeker miktarını biraz azaltabilirsiniz.
Unsuz Çikolatalı Kurabiye
22-24 Tane
2 su bardağı damla çikolata (bitter)
3 adet yumurta beyazı
1,5 su bardağı pudra şekeri + üzeri için 1 su bardağı daha
1 su bardağı kakao
1 yemek kaşığı nişasta
1 tutam tuz
* 1 su bardağı bitter çikolatayı benmari usulü eritip, soğuması için kenara bırakın.
* Yumurta aklarına bir tutam tuz ekleyip, iyice köpürene kadar, yaklaşık 2-3 dakika çırpın.
* Pudra şekerini ekleyip, çırpmaya devam edin.
* Kakao ve nişastayı eleyerek ekleyin. Erittiğiniz çikolatayı de ekleyip, karışım homojenize olana kadar çırpın.
* Kalan damla çikolataları ekleyip, bir kaşık yardımıyla karıştırın.
* 1 su bardağı pudra şekerini çukur bir tabağa alın. Hazırladığınız karışından, bir tatlı kaşığı yardımıyla parçalar alıp, bir başka kaşık yardımıyla tabaktaki pudra şekerine koyun. Tabağı sallayarak pudra şekeriyle kaplayın. Elinize alıp, hafifçe yuvarlayarak tepsiye dizin. Kurabiye hamuru bitene kadar aynı işleme devam edin.
* Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, 10-12 dakika pişirin.
* Tepsiyi fırından çıkarıp, soğuyuncaya kadar dinlendirin.
13 Şubat 2015 Cuma
Sade Bulgur Pilavı
Eğer o gün pişecek olan bulgur pilavıysa mutfakta, soğanımı, domatesimi, yeşil biberimi hemen hazır ederdim tezgahta. Bunların yanında da acılı biber salçası ile kuru nanemi... Çünkü bulgur pilavı dediğin meyaneli olmalıydı benim için. Zaten bu pilav, bütün lezzetini bu malzemelerden almıyor muydu?
Almazmış! Geçen hafta annemdeyken öğrendim. Öğrendim ki, eğer bulgurun güzelse, Bulgur Pilavı'nın en lezzetlisi sade olanıymış.
Annemin pişirdiği bulgur pilavından, önce sade diye burun kıvırarak birkaç kaşık aldım tabağıma. Sonra yemeğin ardından bir tabak daha bulgur pilavını, yanında turşuyla indirdim mideye. İki gün sonra da doğruuu Perşembe Pazarı'nın yolunu tutup, paket paket "deli bulgur" aldım kilerim için.
Elbette ara ara meyanelisini de yapacağım ama bizim evde Bulgur Pilavı çoğunlukla sade pişecek artık. Ve illa deli bulgurla...
Sade Bulgur Pilavı
2-3 kişilik
1 su bardağı bulgur (deli bulgur)
2 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı zeytinyağı
2 su bardağı su (sıcak)
Tuz (arzu edilen miktarda)
*Bulguru akan bol suyla yıkayıp, süzün.
*Tereyağının ve zeytinyağını bir pilav tenceresine alıp, birlikte ısıtın.
*Isınan yağa bulgurlarınızı ekleyip, bulgurlar yağı emene kadar, birkaç kez karıştırın.
*Bulgurların üstüne suyu gezdirip, tuzunu serpin.
*Bir kez daha karıştırıp, tencerenin kapağını kapatın.
*Kısık ateşte, bulgurlar suyu çekene kadar, yaklaşık 15 dakika pişirin.
*Ateşi kapattıktan sonra, pilavınızı bir kez karıştırıp, 15-20 dakika demlenmeye bırakın. Sıcak servis yapın.
Not: İnternette arama motorunuza deli bulgur yazdığınızda pek çok sayfa çıkıyor. Benim pazardan aldığım paketin üzerindeki adres: bizimfasulyeci.com idi...
Almazmış! Geçen hafta annemdeyken öğrendim. Öğrendim ki, eğer bulgurun güzelse, Bulgur Pilavı'nın en lezzetlisi sade olanıymış.
Annemin pişirdiği bulgur pilavından, önce sade diye burun kıvırarak birkaç kaşık aldım tabağıma. Sonra yemeğin ardından bir tabak daha bulgur pilavını, yanında turşuyla indirdim mideye. İki gün sonra da doğruuu Perşembe Pazarı'nın yolunu tutup, paket paket "deli bulgur" aldım kilerim için.
Elbette ara ara meyanelisini de yapacağım ama bizim evde Bulgur Pilavı çoğunlukla sade pişecek artık. Ve illa deli bulgurla...
Sade Bulgur Pilavı
2-3 kişilik
1 su bardağı bulgur (deli bulgur)
2 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı zeytinyağı
2 su bardağı su (sıcak)
Tuz (arzu edilen miktarda)
*Bulguru akan bol suyla yıkayıp, süzün.
*Tereyağının ve zeytinyağını bir pilav tenceresine alıp, birlikte ısıtın.
*Isınan yağa bulgurlarınızı ekleyip, bulgurlar yağı emene kadar, birkaç kez karıştırın.
*Bulgurların üstüne suyu gezdirip, tuzunu serpin.
*Bir kez daha karıştırıp, tencerenin kapağını kapatın.
*Kısık ateşte, bulgurlar suyu çekene kadar, yaklaşık 15 dakika pişirin.
*Ateşi kapattıktan sonra, pilavınızı bir kez karıştırıp, 15-20 dakika demlenmeye bırakın. Sıcak servis yapın.
Not: İnternette arama motorunuza deli bulgur yazdığınızda pek çok sayfa çıkıyor. Benim pazardan aldığım paketin üzerindeki adres: bizimfasulyeci.com idi...
2 Ocak 2015 Cuma
Yeşil Soslu Zeytinyağlı Enginar
Yıllarca yemeye direndiğim lezzetlerden biriydi enginar. İlk seferde ağzımın içine dolan kılçıklardı nedeni de... O günden sonra denemeyi bile reddettim...
Ve sonra yediğim pamuk gibi bir enginarla başladı yeniden her şey. Şimdilerde zamanında bol bol yemekle kalmıyor, birkaç poşet de derindondurucuya koyuyorum.
Özellikle Ege'de etlisinden dolmasına pek çok yemeğinin yapıldığını bilsem de, benim mutfağımda, çanak enginarlar bezelye ve havuçla pişip, zeytinyağlı olarak dolaptaki yerini alır. Ama bu kez yeni bir usulle pişirip, yeşil sosla buluşturdum enginarları.
Tıpkı daha önce burada yazdığım Kabak Tatlısı tarifinde olduğu gibi, bu yemeğin lezzet sırrı da, tarifinden çok enginarının cinsinde. Eğer enginarlarınız kılçıklıysa, siz ne kadar çabalarsanız çabalayın beyhude.
Bana pamuk gibi çıtır çıtır enginarlar satan, pazarımdaki Karadeniz'li tezgaha verdiğim para helal olsun. Beni bu tarifle tanıştıran anneme de koca bi teşekkür...
Yeşil Soslu Zeytinyağlı Enginar
6 adet
6 adet çanak enginar
2 adet orta boy soğan (küp doğranmış)
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı toz şeker
1/2 demet dereotu (yapraklanmış)
Tuz
* Zeytinyağını yayvan bir tencerede ısıtıp, soğanları ekleyin. Orta ateşte ve ara ara karıştırarak, soğanlar yumuşayıncaya kadar, yaklaşık 5 dakika kavurun.
* Soğanları tencerede bir kenara toplayıp, enginarları dizin. Soğanları ortalarına paylaştırın.
* Tencereye bir parmak sıcak su koyup, tuz ve toz şeker serpin.
* Ateşi kısıp, tencerenin kapağını kapatın. Enginarlar yumuşayana kadar pişirin. (Bu aşamada ara ara enginarları bir bıçak ucuyla kontrol edin. Gerekirse azar azar sıcak su ilave edin.)
* Enginarlar pişince, ortalarındaki soğanları tencereye boşaltıp, enginarları servis tabağına dizin.
* Tenceredeki suyu ve soğanları derin bir kaba alın. Dereotlarını ekleyip, blender'dan geçirin.
* Hazırladığınız yeşil sosu enginarların ortasına paylaştırın. Servis tabağının üzerine streç film kapatıp, buzdolabında soğutun.
Ve sonra yediğim pamuk gibi bir enginarla başladı yeniden her şey. Şimdilerde zamanında bol bol yemekle kalmıyor, birkaç poşet de derindondurucuya koyuyorum.
Özellikle Ege'de etlisinden dolmasına pek çok yemeğinin yapıldığını bilsem de, benim mutfağımda, çanak enginarlar bezelye ve havuçla pişip, zeytinyağlı olarak dolaptaki yerini alır. Ama bu kez yeni bir usulle pişirip, yeşil sosla buluşturdum enginarları.
Tıpkı daha önce burada yazdığım Kabak Tatlısı tarifinde olduğu gibi, bu yemeğin lezzet sırrı da, tarifinden çok enginarının cinsinde. Eğer enginarlarınız kılçıklıysa, siz ne kadar çabalarsanız çabalayın beyhude.
Bana pamuk gibi çıtır çıtır enginarlar satan, pazarımdaki Karadeniz'li tezgaha verdiğim para helal olsun. Beni bu tarifle tanıştıran anneme de koca bi teşekkür...
Yeşil Soslu Zeytinyağlı Enginar
6 adet
6 adet çanak enginar
2 adet orta boy soğan (küp doğranmış)
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı toz şeker
1/2 demet dereotu (yapraklanmış)
Tuz
* Zeytinyağını yayvan bir tencerede ısıtıp, soğanları ekleyin. Orta ateşte ve ara ara karıştırarak, soğanlar yumuşayıncaya kadar, yaklaşık 5 dakika kavurun.
* Soğanları tencerede bir kenara toplayıp, enginarları dizin. Soğanları ortalarına paylaştırın.
* Tencereye bir parmak sıcak su koyup, tuz ve toz şeker serpin.
* Ateşi kısıp, tencerenin kapağını kapatın. Enginarlar yumuşayana kadar pişirin. (Bu aşamada ara ara enginarları bir bıçak ucuyla kontrol edin. Gerekirse azar azar sıcak su ilave edin.)
* Enginarlar pişince, ortalarındaki soğanları tencereye boşaltıp, enginarları servis tabağına dizin.
* Tenceredeki suyu ve soğanları derin bir kaba alın. Dereotlarını ekleyip, blender'dan geçirin.
* Hazırladığınız yeşil sosu enginarların ortasına paylaştırın. Servis tabağının üzerine streç film kapatıp, buzdolabında soğutun.
30 Aralık 2014 Salı
Burhaniye Düğün Mantısı
Tatil yollarını severim... Camdan içeri giren ılık rüzgar, sesi hafiften açık çalan müzik, daha önce defalarca geçmiş olsan da, her seferinde bir başka güzel gelen Ege yolları, yolun sonunda seni bekleyen denizi düşünmek...
Dönüşü ise ayrı bi güzeldir. Yüreğimdeki Ege'den ayrılıyor olma hüznünü, yoldaki lezzetlerle avuturum çünkü. Yol boyunca yiyip-içtiklerimiz ayrı, eve gelince kilerdeki yerini almak üzere bagajı dolduranlar olur. Evin kapısının önünde neler boşaltılır o bagajdan neler? Şişe şişe karadut suları, kışlık kavunlar, çıtır leblebiler... ve Balıkesir pazarına girilmişse, kavanozlamak için kasa kasa domatesler, közlenecek kırmızı biberler... ekşi mayalı ekmekler, ev yapımı salçalar...
Bu yazıya konu olan ise, geçen seneki tatil arkadaşım Şebnem'in "geçerken mutlaka al" diyerek bana öğrettiği ve benim de fırsatı kaçırmayarak, denemek üzere bir kutu (ki 800 gr kadar) aldığım Burhaniye Düğün Mantısı. Şimdi "neden daha çok almadım ki" diye çok pişmanım.
Burhaniye Düğün Mantısı, Burhaniye'de küçücük dükkanlarda satılıyor. İçi boş kapatılmış mantı hamurları kızartılmış ve kurutularak bir kutuya doldurulmuş. Üzerindeki etikette "Hazırlanışı" için (noktasına virgülüne dokunmadan) şunlar yazıyor:
1- Sade olarak
2- Üstüne yoğurt dökülerek
3- Üzerine 1 çay bardağı et suyu veya normal sıcak su dökülüp 5 dakika bekletildikten sonra sarımsaklı yoğurt, sade yoğurt üzerine baharat veya istenilen sos dökülerek servis edilir.
Ben de sonundan yazdan bu yana buzdolabında bekleyen kutuyu çıkardım ve kendi yemeğimi uydurdum. Bizim evde Burhaniye Düğün Mantısı tavuklu pişirildi, test edildi, beğenildi...
Tavuklu Düğün Mantısı
4 Kişilik
800 gr Burhaniye düğün mantısı
3 tavuk göğsü
1 kase sarımsaklı yoğurt
2 kaşık tereyağı
1 tatlı kaşığı toz kırmızıbiber
Tuz
* Tavuk göğüslerini bir tencereye alıp, 2 parmak üzerlerine çıkacak kadar temiz su ve tuz ekleyin. Orta ateşte ve tencerenin kapağı hafif aralık, ara ara üzerlerinde oluşan köpüğü alarak göğüsleri haşlayın.
* Etleri suyundan düz bir tabağa alıp, iki çatal yardımıyla didekleyin.
* Tereyağını hafif kızdırıp, toz biberi ekleyin.
* Mantıları tabaklara paylaştırın. Üzerlerine 1-2 küçük kepçe sıcak tavuk suyu gezdirin. Tavuk etlerini paylaştırın.
* Sarımsaklı yoğurt ve biberli tereyağı gezdirip, sıcak servis yapın.
Dönüşü ise ayrı bi güzeldir. Yüreğimdeki Ege'den ayrılıyor olma hüznünü, yoldaki lezzetlerle avuturum çünkü. Yol boyunca yiyip-içtiklerimiz ayrı, eve gelince kilerdeki yerini almak üzere bagajı dolduranlar olur. Evin kapısının önünde neler boşaltılır o bagajdan neler? Şişe şişe karadut suları, kışlık kavunlar, çıtır leblebiler... ve Balıkesir pazarına girilmişse, kavanozlamak için kasa kasa domatesler, közlenecek kırmızı biberler... ekşi mayalı ekmekler, ev yapımı salçalar...
Bu yazıya konu olan ise, geçen seneki tatil arkadaşım Şebnem'in "geçerken mutlaka al" diyerek bana öğrettiği ve benim de fırsatı kaçırmayarak, denemek üzere bir kutu (ki 800 gr kadar) aldığım Burhaniye Düğün Mantısı. Şimdi "neden daha çok almadım ki" diye çok pişmanım.
Burhaniye Düğün Mantısı, Burhaniye'de küçücük dükkanlarda satılıyor. İçi boş kapatılmış mantı hamurları kızartılmış ve kurutularak bir kutuya doldurulmuş. Üzerindeki etikette "Hazırlanışı" için (noktasına virgülüne dokunmadan) şunlar yazıyor:
1- Sade olarak
2- Üstüne yoğurt dökülerek
3- Üzerine 1 çay bardağı et suyu veya normal sıcak su dökülüp 5 dakika bekletildikten sonra sarımsaklı yoğurt, sade yoğurt üzerine baharat veya istenilen sos dökülerek servis edilir.
Ben de sonundan yazdan bu yana buzdolabında bekleyen kutuyu çıkardım ve kendi yemeğimi uydurdum. Bizim evde Burhaniye Düğün Mantısı tavuklu pişirildi, test edildi, beğenildi...
Tavuklu Düğün Mantısı
4 Kişilik
800 gr Burhaniye düğün mantısı
3 tavuk göğsü
1 kase sarımsaklı yoğurt
2 kaşık tereyağı
1 tatlı kaşığı toz kırmızıbiber
Tuz
* Tavuk göğüslerini bir tencereye alıp, 2 parmak üzerlerine çıkacak kadar temiz su ve tuz ekleyin. Orta ateşte ve tencerenin kapağı hafif aralık, ara ara üzerlerinde oluşan köpüğü alarak göğüsleri haşlayın.
* Etleri suyundan düz bir tabağa alıp, iki çatal yardımıyla didekleyin.
* Tereyağını hafif kızdırıp, toz biberi ekleyin.
* Mantıları tabaklara paylaştırın. Üzerlerine 1-2 küçük kepçe sıcak tavuk suyu gezdirin. Tavuk etlerini paylaştırın.
* Sarımsaklı yoğurt ve biberli tereyağı gezdirip, sıcak servis yapın.
29 Aralık 2014 Pazartesi
Cafe Fernando'nun Muzlu Kek'i
Cafe Fernando'dan deneyeceğim ilk tarifin mutlaka çikolatalı olacağını düşünüyordum. Gel gör ki...
Geçen haftaki İstanbul seyahatinde, kitapçılardan internet satış fiyatına bulamayınca, almadan döndüm kürkçü dükkanına Cenk Sönmezsoy'un kitabını. Şimdi ideefixe'ten %40 indirimli (bi de üstüne %3 havale indirimi ve bedava kargo bonusuyla) almanın mutluluğu içindeyim. Yılbaşından önce gelirse, kendime yeni yıl hediyesi olarak almış olacağım...
Evet, başta da yazdığım gibi planım, bu kitabı alınca, ilk iş çikolatalı tariflerden birini denemekti. Gel gör ki, kader bizi Mrs. Hockmeyer'in Muzlu Kek tarifinde birleştirdi.
Mutfak masasının üzerindeki muzlar iyice olgunlaşıp, hafif kararmaya başlayınca, bu haftanın kekini muzlu yapmaya karar verdim. Yazdım google'a Muzlu Kek diye ve başladım çıkan sayfaları yukarıdan aşağıya hızla taramaya.
İlk sayfada çıkan tariflerden birisi de Cafe Fernando'daydı. Malzemelere baktım, tek eksiğim vanilya özütü idi. Onu da şimdilik toz vanilya ile tamamlarım deyip, girdim mutfağa.
Değişik oldu... alışılmış keklerden farklı... Her şeyden önce çok tatlı değil. Ama soğur soğumaz 4 diliminin yendiğini ve sabah hem kızımın beslenme kutusuna hem de işte yemek üzere eşimin çantasına girdiğini düşünürsek... bu kek de bizim evin favorilerindendir.
Cafe Fernando'nun önerdiği gibi bir de üstüne Nutella sürüp yesek...
Tarifin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.
Muzlu Kek
1 baton
Geçen haftaki İstanbul seyahatinde, kitapçılardan internet satış fiyatına bulamayınca, almadan döndüm kürkçü dükkanına Cenk Sönmezsoy'un kitabını. Şimdi ideefixe'ten %40 indirimli (bi de üstüne %3 havale indirimi ve bedava kargo bonusuyla) almanın mutluluğu içindeyim. Yılbaşından önce gelirse, kendime yeni yıl hediyesi olarak almış olacağım...
Evet, başta da yazdığım gibi planım, bu kitabı alınca, ilk iş çikolatalı tariflerden birini denemekti. Gel gör ki, kader bizi Mrs. Hockmeyer'in Muzlu Kek tarifinde birleştirdi.
Mutfak masasının üzerindeki muzlar iyice olgunlaşıp, hafif kararmaya başlayınca, bu haftanın kekini muzlu yapmaya karar verdim. Yazdım google'a Muzlu Kek diye ve başladım çıkan sayfaları yukarıdan aşağıya hızla taramaya.
İlk sayfada çıkan tariflerden birisi de Cafe Fernando'daydı. Malzemelere baktım, tek eksiğim vanilya özütü idi. Onu da şimdilik toz vanilya ile tamamlarım deyip, girdim mutfağa.
Değişik oldu... alışılmış keklerden farklı... Her şeyden önce çok tatlı değil. Ama soğur soğumaz 4 diliminin yendiğini ve sabah hem kızımın beslenme kutusuna hem de işte yemek üzere eşimin çantasına girdiğini düşünürsek... bu kek de bizim evin favorilerindendir.
Cafe Fernando'nun önerdiği gibi bir de üstüne Nutella sürüp yesek...
Tarifin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.
Muzlu Kek
1 baton
125 g
tereyağı
3 adet
büyük boy muz (olgunlaşmış)
200 gr toz şeker (1 su bardağı)
50 gr
hindistan cevizi
2
yumurta
235 gr
un (1+3/4 su bardağı)
1 paket
vanilya
1 çay
kaşığı kabartma tozu
1 çay
kaşığı karbonat
1
çimdik tuz
* Tereyağını
eritip, soğumaya bırakın.
* Muzları
soyup, çukur bir kaba alın. Toz şeker, hindistan cevizi ve yumurtaları
ekleyip, blender’dan geçirin. Tereyağını ekleyip, tekrar karıştırın.
* Un,
vanilya, kabartma tozu, karbonat ve tuzu eleyerek, muzlu karışıma ekleyin. Bir
kaşık yardımıyla, unlu malzeme iyice karışana kadar karıştırın.
* 23x12
cm boyutlarında ve 7 cm yüksekliğinde bir kek kalıbını, fırça ile tereyağı
sürerek yağlayın. Her tarafına un serpin. Kalıbı ters çevirip, hafifçe vurarak
fazla unları silkeleyin. Hazırladığınız kek karışımını kalıba dökün.
*
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, ortasına batırdığınız kürdan temiz
çıkıncaya kadar, yaklaşık 50 dakika pişirin.
*
Fırından çıkarıp, soğuyuncaya kadar kalıbında dinlendirin. Dilimleyerek servis
yapın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







